Her şeyden sıkıldığınız bir anda, beyniniz kötü düşüncelerle dolup taştığında her şeyi unutup hafızanızı silip başka biri olmayı hiç düşündünüz mü? Eğer böyle bir şey mümkün olsaydı hafıza kaybı sonrası kim olurdunuz daha doğrusu ne olmak isterdiniz? Aklınızı zorlayacak ve belki de net bir cevap veremeyeceğiniz bu soruyu gerçekte yaşamayı hiç istemezdiniz. Çünkü kazanmaya çalışılan bir hayat kaybedilen bir hayattan daha zordur.

Marcus Sakey bu soru üzerinden sürükleyici bir macera romanına imza atarken hayal gücünün sınırlarında geziniyor. Çeşitli olaylar üzerinden sizi bir labirente çeken yazar Marcus Sakey unutulmuş, hafızasını kaybetmiş ve kim olduğunu bilmeyen bir adamın hatırlayamadığı, unuttuğu geçmişini arayışını anlatıyor Akıl Labirenti kitabıyla.

Akıl Labirenti

Akıl Labirenti

Kim Olduğunu Bilmeyen Adamın Akıl Labirenti

Okyanus ortasında ki ıssız bir adada başlıyor hikâye. Yeşille dolu adada az ilerde bir BMW ve bir adam duruyor. Adam çıplak yerde yatarken az ilerde arabanın üstünde ona tam uyan şık bir takım elbise, pahalı saat ve gösterişli bir ayakkabı duruyor. Sersem bir şekilde yalpalayarak arabaya doğru yürüyen adam hiçbir şey hatırlamaz.

Sadece araba ruhsatında Daniel Hayes adını görür. Bir de kim olduğunu bilmediği yabancı bir kadının yüzü hatırlar. O kadında geçmişini olduğunu düşünen roman kahramanı hayalini gördüğü kadını aramaya başlar. Akıl Labirenti de böylece başlar. Heyecanın ve aksiyonun hiç düşmediği bu kitapta Oscar’lık bir aksiyon filmini izler gibi saatler içinde kitabı bitireceksiniz.

 

Etiket: ,